Her 4 kişiden 1’i bel ağrısı yaşıyor

Günümüzde uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz bir yaşam sürmek ve çağımızın önemli sorunu olan obezite, bel fıtığının görülme sıklığını giderek artırıyor. Yapılan çalışmalar, şiddetli bel ve bacak ağrısının en sık rastlanan sebeplerinden biri olan bel fıtığına bağlı sinir kökü sıkışmasının yaşam boyu gelişme riskinin dünya genelinde yüzde 3-5 civarında olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de ise her 4 kişiden 1’inin son bir yılda bel ağrısı yaşadığı belirtilirken, bel fıtığının bu ağrıların önemli bir kısmını oluşturduğu vurgulanıyor.

Acıbadem International Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özkan Yükselmiş,  genellikle 30-50 yaş arasında görülen bel fıtığının modern yaşam koşullarının etkisiyle son yıllarda 20’li yaşların başında, hatta üniversite çağındaki gençlerde bile giderek artış gösterdiğini  belirterek, “Telefon, tablet veya bilgisayar karşısında  kambur pozisyonda uzun süre oturmak, hareketsiz bir yaşam sürmek, egzersiz sırasında yanlış teknikle ağırlık kaldırmak ve fazla kilolu olmak, özellikle gençlerde bel fıtığının artışında en sık görülen nedenleri oluşturuyor” diyor. 

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özkan Yükselmiş

2 HAFTADAN UZUN SÜRERSE

Omurgamızdaki bel omurları arasında yer alan ve ‘disk’ olarak adlandırılan yastıkçıkların zamanla yıpranıp dışarı doğru bombeleşerek sinir köklerine baskı yapmaları ‘bel fıtığı’ olarak tanımlanıyor. Bel bölgesinde ani başlayan veya giderek artan bel ağrısı, belden başlayıp bacağın arkasından topuğa kadar inen ‘elektrik çarpması’ veya ‘çekilme tarzında’ ağrı, hissizlik ile iğnelenme (bacakta, ayakta veya parmaklarda) ve belde kas spazmı, en sık görülen şikayetler arasında yer alıyor. Ancak hastaların önemli bir bölümü bu belirtileri “Geçer” düşüncesiyle göz ardı ederek doktora gitmeyi geciktiriyor. Hastalığın ilerlemesine bağlı olarak ağrının kronikleşmesi ve şiddetinin artması günlük yaşam aktivitelerini ciddi ölçüde kısıtlarken, acil ameliyat gereksinimi de ortaya çıkabiliyor.

Uzm. Dr.  Yükselmiş, tedaviden etkin sonuç alınabilmesi ve kalıcı hasarın önlenebilmesi için bel fıtığının erken dönem belirtilerini ihmal etmemek gerektiğini anlatarak, “İlaç ve istirahate rağmen yaklaşık 2 haftadır geçmeyen şiddetli bel ve bacak ağrısında zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor.

(kutu)

7 ÖNEMLİ NEDENİ VAR

1. Genetik yatkınlık: Ailede bel fıtığı öyküsü varsa, disk yapısı daha kolay yıpranabiliyor.

2. Yaşa bağlı yıpranma: Diskler yaşla birlikte su kaybederek esnekliğini yitiriyor. Bu doğal süreç fıtıkla sonuçlanabiliyor. 

3. Hareketsiz bir yaşam: Düzenli egzersiz yapmamak ve hareketsiz bir yaşam sürmek riski artıran önemli faktörlerden. Çünkü, özellikle bel ve karın kasları güçlü değilse, omurganın yükünü diskler ve eklemler taşımak zorunda kalıyor. 

4. Yanlış duruş ve uzun süre oturma: Özellikle gençlerde; kambur pozisyonda, öne eğilerek saatlerce telefon veya tablet ekranına bakmak, omurgaya binen yükü artırıyor. Ayrıca, bilgisayar karşısında çalışırken veya araç kullanırken uzun süre hatalı pozisyonda oturmak ve eğilerek çalışmak da aynı nedenle bel fıtığına yol açabiliyor.  

5. Ağır kaldırma ve ani hareketler: Eğilerek ve gövdeyi çevirerek ağır bir yük kaldırmak diskin aniden yırtılmasına ve fıtığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor. 

6. Fazla kilo: Vücut ağırlığı arttıkça, bel omurlarına binen yük de artıyor. 

7. Sigara: Disklerin beslenmesini bozarak daha çabuk yıpranmalarına sebep olabiliyor. 

Paylaş

REKLAM ALANI

POPÜLER HABERLER

REKLAM ALANI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir