Yazın geldiğini marketlerin önündeki dondurma dolaplarından anlıyoruz. Maraş dondurmacısının çana vurduğunda çıkan ses dayanılmaz bir lezzet çağrısı olarak hepimizi yönlendiriyor. Belki her gün tüketiyoruz ama dondurma hakkında ne kadar şey biliyoruz…
Dondurmanın kökenine ait birçok hikâye anlatılıyor. Antik Çin’de sıklıkla dondurulmuş tatlılarla ilgili efsaneler var. Dondurmanın tarihçesiyle ilgili bilgiler arasında, Moğol İmparatorluğunda yapılan meyve, buz ve sütün karışımından söz ediliyor. Daha sonra imparatorluğun sınırlarının genişlemesi ve Arap tüccarların aracılık etmesiyle dondurmanın Avrupa’ya getirildiği biliniyor.

* Boğazına düşkünlüğü ünlü Roma İmparatoru Neron, gladyatör dövüşlerini seyrederken kendisine lezzetli yiyecekler sunan aşçıları ödüllendirmesi ile tanınıyor. Bir gün çeşni başlarından biri dağın zirvesinde topladığı karlara bal ve meyve katarak İmparatora sunar. Bu leziz tatlıdan etkilenen Neron, ertesi gün kölelerini kar toplamaya gönderir. Böylece dondurma tarih sahnesinde yerini alır.
* Catherine de’ Medici, Fransa kralı 2’nci Henri ile evlenmek üzere gittiği Fransa’ya ünlü şefleri de davet eder. Şeflerin, ‘sorbe’ denilen donmuş meyve sularıyla hazırlanan bu lezzet ile davetlileri etkilediği söylenir.
* Tam bir asır sonra İngiliz Kralı 1’inci Charles yediği bu soğuk tatlıyı çok sever ve yapan ustaya formülü gizli tutmasının karşılığında ömür boyu emeklilik teklif eder.
İlk dondurma tarifi 1718’de Londra’da ‘Mart Eales’ adında bir yazarın yemek tarifleri kitabında yayınlandı.

* Dünyanın en pahalı dondurması New York’ta bir restoranda da satılıyor. Bin dolar etiket taşıyan bu dondurma altın folyo ile kaplanıyor, yer mantarı, egzotik meyveler, badem ezmesiyle servis ediliyor. Bu dondurmayı sipariş edene altın kaşık hediye ediliyor.
* Napolyon tam bir dondurma bağımlısıydı. Sürgünde bile dondurma olmadan masaya oturmazdı. Muhtemelen depresyondan dondurma sayesinde kurtuldu.
* Kanadalılar dünyanın en büyük dondurmasını yarattılar. Bu dondurma 25 ton ağırlığındaydı.
* Asya’da bir restoran Viagra eklenmiş dondurmaları ile ünlü.
* Amerika’da her yıl temmuz ayının üçüncü pazarı ‘Dünya Dondurma Günü’ olarak kutlanıyor.
* Hindistan’da dondurma yalamak yasak. Dondurma yemek için kaşık veya çabuk kullanmak gerekiyor.
* Profesyonel dondurma tadımcıları daha önce her türlü aroma ve tattan arındırılmış altın kaşık kullanıyor.

* Venezüella’nın Meridu kasabasında kurulan bir dondurma salonunda soğan, sarımsak, havuç, domates, karides, kalamar, domuz kabukları ve kırmızı biber gibi çok çeşitli ürünlerden dondurma hazırlanıyor.
* Dondurmanın en çok satılanı vanilyalı ve çikolatalı olanı. Ancak malzemeleri ile şaşırtıcı, damak zevki ile ters köşe yapan bazı dondurmalar sıkça tüketiciye sunuluyor.
* Tokyo’da at eti ile hazırlanan dondurma sınırları zorluyor.

* ABD ilginç dondurma üretiminde sınır tanımıyor. Kaz ciğeri aroması ile hazırlanan dondurmanın tarifi gizli tutuluyor. Armut-peynir, viski-mısır, ıstakoz-çikolata ikilileri şaşırtan lezzetler arasında.
* Dondurmanın gelişme sürecinde önemli bir mucit olan Robert Green, 1876’daki Dünya Fuarı’nda üzümlü dondurma icat edeceğine söz verdi. Ancak Green, üzümlerin içinde donmalarını önleyen bir molekül olan antosiyan içerdiğini bilmiyordu. Bu nedenle üzümlü dondurmayı yapmayı beceremedi. Tarih boyunca yapılan başka denemeler de başarılı olamadı.
* Hindistan’da ‘Kulfi’ adı verilen dondurma, fıstık mangonun yanı sıra kakule ve safran da içeriyor. Hindistan’daki yaygın baharat kullanımının dondurmaya yansımasına şaşırmamak gerekiyor.
* Almanya’nın ‘Spaghettieis’ adını alan dondurmaları aynı spagetti gibi ince makarna formunda. Renginin domates sosuna benzemesi istendiği için, çilekten faydalanılıyor.










