Geçmiş zaman olur ki…

Bu yıl 5-9 Eylül tarihleri arasında 95’incisi yapılacak olan İzmir Enternasyonal Fuarı, bir zamanlar Türkiye’nin sanat hayatının kalbinin attığı 1 aylık karnavaldı. Gazinoların altın çağını yaşadığı yıllarda ülkenin en ünlü şarkıcı ve oyuncuları İzmir’de bir araya geliyordu.

1922’deki büyük İzmir yangınında kül olan 420 bin metrekarelik alan, dönemin Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz tarafından sadece kentin değil, bütün bir ülkenin sanayi, ticaret ve sanat tarihine damgasını vuracak dev bir parka dönüştürüldü.

1 Eylül 1936’da ilk Arsıulusal İzmir Fuarı’nın açılışında kürsüde konuşurken gözleri dolan 43 yaşındaki Uz, dönemin ruhuyla fuarın ‘ilelebet’ yaşamasını umduğunu söylemişti.

 Lozan Kapısı önünde yapılan törene Mısır, Yunanistan ve Sovyetler Birliği’nden 48 yabancı kuruluş, 32 vilayet pavyonu ve 45 yerli kuruluş katılmıştı. Böylece İzmir, binlerce ağacın bezediği dev bir yaşam alanına kavuşurken, İzmirliler için de Fuar geleneği başladı.

DÜNYAYA AÇILAN PENCERE

İzmir Enternasyonal Fuarı, yıllar içinde giderek daha yoğun ilgi görüyor, İzmirliler, 20 Ağustos-20 Eylül tarihleri arasındaki 1 ay boyunca farklı ülkelerin pavyonlarında tanımadıkları dünyaları ziyaret ediyor, en son teknolojik gelişmelerle buluşuyordu. Kot pantolon, yürüyen merdiven, Sovyet uzay araçları bunlardan sadece bazılarıydı.

Ancak fuarın en büyük özelliği 1950’lerden itibaren büyük rağbet görmeye başlayan gazinolarıydı. Dönemin en ünlü yıldızlarının sahne aldığı mekanlar, çok kanallı televizyonlar dönemine kadar Türkiye eğlence hayatının zirvesi olarak kaldı.

GAZİNOLARIN ALTIN ÇAĞI

Özellikle 1960-80’li yıllar fuar gazinolarının altın çağı olarak hatırlanıyor. Farklı mekanlar arasındaki tatlı rekabet sayesinde Safiye Ayla’dan Müzeyyen Senar’a, Nükhet Duru’dan Zeki Müren’e dönemin en büyük yıldızları fuarda sahne alıyordu. Daha ışıklı, daha gösterişli, daha zengin kadrolar ve sesler arasındaki öne çıkma yarışının kazananı ise izleyiciler oluyordu.

Bu dönemde Kültürpark’ta 20’ye yakın gazino ve bahçe vardı. ‘Akasyalar’, ‘Ekici Över’, ‘Lunapark’, ‘Çamlık Senar’ daha çok herkesin ailecek gidebileceği fiyatlardayken; adını yanı başındaki yapay gölden alan, genellikle Gönül Yazar veya Nesrin Sipahi’nin sahne aldığı ‘Göl Gazinosu’ ise diğerlerinin aksine yemekli bir gazino olduğundan biraz daha pahalıydı. Şu an adı Dokuz Eylül olan Basmane kapısının yanındaki, ismini Zeki Müren’in bestesi olan ‘Manolyam’ şarkısından alan, ‘Manolya Gazinosu’nda uzun yıllar Zeki Müren sahneye çıktı.

Lunapark’ın içinde ve dönme dolaba binenlerin sahnesini görebilme şansına sahip oldukları ‘Lunapark Gazinosu’nun en önemli rakibi ‘Ekici Över Gazinosu’ idi. Yine, Basmane kapısının girişinde yer alan gazino, sonraki yıllarda uzun zaman Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın Deve Kuşu Kabare Tiyatrosu’na ev sahipliği yaptı.

Lunapark’ın Kahramanlar yönüne doğru yakınında yer alan ‘Çamlık Senar Gazinosu’ ise adını, işletmecisinin Müzeyyen Senar’a olan aşırı hayranlığı nedeniyle, sanatçının soyadından almıştı. Tabii bu gazinonun da değişmez assolisti Müzeyyen Senar’dı. Gazino daha sonraki yıllarda program yapmayı bırakınca, Nejat Uygur Tiyatrosu oyunlarını burada sergiledi. Bu nedenle de adı ‘Nejat Uygur Tiyatrosu’ oldu.

Halkın en çok rağbet ettiği gazinolardan biri olan ‘Akasyalar’da, sahnenin hemen arkasında, paravanla ayrılmış bölümde oturanlar, sahneyi görmeden yalnızca dinler ve burada yiyip içerlerdi.

SANATÇILARIN VİTRİNİYDİ

Fuar zamanı burada sahne almak sanatçıların kariyerinde belirleyiciydi. Gazinolarda iş bulanlar ya da başka bir deyişle kendilerini Fuar’da gösterebilenler bir sonraki yıl daha görünür oluyordu. Başarısız olanlar ise eleniyordu. Sanatçılar hit şarkılarını ilk kez burada seslendiriyor, 45’lik plaklarını fuar programıyla eş zamanlı çıkarmaya çalışıyordu.

YEŞİLÇAM YILDIZLARI SAHNEDE

Gazinolarda solist değişimleri sırasında halkı eğlendirmek için Zeki Alasya-Metin Akpınar, Müjdat Gezen-Perran Kutman, Adile Naşit-Münir Özkul gibi ikililer ya da Orhan Boran, Öztürk Serengil, Ali Poyrazoğlu, Halit Kıvanç gibi isimler de kendilerine yer buluyordu. Ayrıca, dönemin film yıldızlarını da sahneye çıkarmak modaydı. Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Cüneyt Arkın, Ayhan Işık, Filiz Akın, Sadri Alışık, Ekrem Bora, İzzet Günay gibi isimler bunlardan bazılarıydı. Film yıldızları genellikle şarkı söylemiyor, seyircilerle sohbet ediyordu. Zaten vatandaşlar o yıldızları görmek için oradaydı. Başka bir yerde görme şansları da yoktu.

Paylaş

REKLAM ALANI

POPÜLER HABERLER

REKLAM ALANI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir