Gazetecilik dünyasına İzmir’den ‘Merhaba’ diyerek tüm Türkiye’ye seslenen SuperMag dergisinde yazmamı teklif eden sevgili Adnan Kaya’yı 30 yıldır tanırım. Bizim mesleğin emekçilerindendir. Sektöre katkıları hayli fazladır. Bunun en güncel örneği okumakta olduğunuz dergi. Yaşaması ve uzun yıllar yaşatılması dileğiyle ilk yazımda sizleri Cevat Şakir’in kocaman merhabası ile selamlıyorum. Onun Bodrum’un girişinde yer alan sözlerinde olduğu gibi dilerim aklınız bu dergide kalarak bir sonraki sayıyı heyecanla beklersiniz. Meraklıları için şimdiden söyleyeyim… Gelecek sayıdan itibaren denizciliğin yanı sıra farklı bir dünyaya daha adım atacağız. www.milesanddrives.com sitesinin özel bilgi havuzundan yararlanarak otomotiv dünyasından güncel haberleri de paylaşacağım. Kendilerine teşekkür ediyorum. Renkli bir köşe olacağını ve Türkiye’ye sesleneceğini şimdiden müjdeleyebilirim. Evet, geldik ilk yazıya… Denizcilik dünyasında Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un yeri ve önemi farklıdır. Kendisinin denizde nezaketle ilgili görüşlerini daha önce kaleme almıştım. Ancak bu konu güncelliğini hiç kaybetmedi. Rahmi Bey, maviliklere sevdalı bütün amatör denizciler için yol göstericidir. Bu nedenle kendisinin denizde nezaket kurallarıyla ilgili görüşlerini güncelleyerek yeniden paylaşıyorum. Koç Ailesi’nin tüm fertlerine sağlık, mutluluk ve maviliklerle dolu güzel bir yaz diliyorum.
Denizde nezaket temel kuraldır!
Doğa koşullarıyla saatlerce mücadele ettikten sonra sakin bir koyda demir atanların korkulu rüyası çoğu zaman denizciliğin temel görgü kurallarına dikkat etmeyenler diğer tekne sahipleri olur. Bu durum ülkemizde amatör denizcilerin yakındığı konuların başında geliyor. Özellikle adına ‘tur teknesi’ denilen yüzen gürültü adalarının kıyılarımızda sergilediği tablolar an geliyor apar topar bir başka koya gidilmesine yol açıyor. Oysa işin özü saygı, bu kadar açık ve net! İşte Rahmi Koç’un maviliklerle ilgili önerileri…
Yaz sezonu bireysel deniz taşıtlarının kıyılarımızda oldukça yoğun kullanıldığı bir dönem. Bu da son derece doğal. Geçtiğimiz günlerde gençlik yıllarından itibaren Danimarka’da yaşayan ve İskandinav kıyılarını avucunun içi gibi bilen usta kaptan ve kuzenim Tayfun Erkul’la birlikte kısa bir seyir gerçekleştirdik. Çeşme’den Seferihisar’a motor yelken seyir halindeyken tanık olduklarım denizde görgü kurallarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu nedenle amatör denizciliğin evrensel görgü kurallarını bilen ve ülkemizde mükemmel uygulayan Koç Topluluğu Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un görüşlerine başvurduğum notlarımı hatırladım. Onların yeniden kaleme alınmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Bu yüzden sizlerle tekrar paylaşıyorum. Geçtiğimiz yıllarda Koç Topluluğu’nun Çeşme ve Kuşadası’ndaki modern marinalarında dikkatimi çeken kitapçıklar olmuştu. Bunlardan biri ‘Denizde Nezaket’ başlığını taşıyordu. Hal böyle olunca edinmek ve okumak benim için kaçınılmaz olmuştu. Setur Marinas yayını olan eser değerli bilgiler içeriyor.
RÖNESANS TABLOSU GİBİ
Ancak o konuya değinmeden önce kısaca Nazenin V’den bahsetmek istiyorum. Çünkü denizcileri teknelerinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Dahası Setur Çeşme Altın Yunus Marina’ya ne zaman bağlansa mutlaka yakınına kadar gidip onu içimden selamlarım. Çizgileri ve tasarımı ile adeta Rönesans tablosu gibi zarif olduğunu düşünürüm. Yeri gelmişken bir düşüncemi daha paylaşmak istiyorum…
ünya denizlerini bir önceki zarif yelkenlisi Nazenin 4 ile dümen suyunda bırakan Rahmi M. Koç’un en önemli eserlerinin başında Tuzla’daki RMK Tersanesi’nin geldiğine inanıyorum. İşleri Ege’nin bal incirleri gibi tatlı ve bereketli olsun. Benim hayranlıkla izlediğim Nazenin V’e gelirsek: RMK yapımı. İç tasarımı Redman Whiteley Dixon (RWD) imzasını taşıyor. Adı gibi zarif 52 metrelik yelkenli 2010 yılında Dünya Süper Yat Ödülleri’nde jüri tarafından özel ödüle layık görüldü. Günümüzde de maviliklerdeki asil duruşuyla görenleri hayran bırakıyor. Gelelim denizde görgü kurallarına…
DENİZCİLİK ‘ÖZEN’ İSTER
Rahmi M. Koç, “Bir dostunuzun yatına binecekseniz davetli dahi olsanız önce müsaade isteyeceksiniz. Yata çıkınca sahibinden başka gemici veya kaptanın elini sıkarak ona moral ve önem verdiğinizi gösterin. Bir yata kim olursanız olun ayakkabı ile çıkılmaz. Ayağınızdaki ayakkabının altı lastik dahi olsa çıkarmayı teklif edin. Yat sahibi ısrar ediyorsa çıkarıp altını silip tekrar giyin. Şayet önceden davetli olarak geliyorsanız bir çift önceden yere hiç basmamış ayakkabı getirin’’ diyor.
Mavi sevdasıyla hepimize örnek olan Rahmi M. Koç’un önerileri bunlarla sınırlı değil elbette. Deneyimli isim sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir dostunuzun teknesine gecelemeye veya hafta sonunu geçirmeye gitmeniz halinde bavul bulundurmayın. Yumuşak bir çanta veya gemici torbası taşıyın. Muhakkak onları düşündüğünüzü gösteren küçük bir hediye götürün. Yatacağınız yer size gösterilinceye kadar soyunup dökünmeyin. Arkadaşlarınızı iyi tanımıyorsanız teknenin yaşama adetlerini sorun ve kendinizi ona göre hazırlayın. Bir yatta ne misafir gibi bir kenarda oturup herkesin size servis yapmasını bekleyin ne de işgüzarlık yaparak mutfağa girip aşçıbaşı olun. Öğleyin büfe olsun, 5 çayı olsun mayoyla dahi olsanız üzerinize bir gömlek veya tişört giyin. Hanımlar tek parça mayo giyiyorsa bellerine pareo sarmaları şık olur. Suyu dikkatli kullanın. Yat sahibine su durumunu önceden sormanız gerekir. Tuvaletlere hiçbir şey atılmaz. Şayet vana açmak gerekiyorsa işiniz bitince mutlaka kapatın. Yatın lastik botuna sahilden binecekseniz ayakkabınızı orada çıkarın ve çıplak ayakla adım atın. Güneş yağı havlu, mayo, gözlük, terlik, fular gibi eşyanızı ortada bırakmayın. Güvertesi ‘teak’ olan yatlarda güneş yağı sürüp yatılmamalı. Mutlaka havlu serilmeli. Denize girecekseniz tekneye tekrar nasıl çıkacağınızı sormadan suya kesinlikle atlamayın.
ÇAĞDAŞ YAŞAMIN TEMELİ
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde nezaket, ‘başkalarına karşı saygılı ve incelikli davranmak’ olarak ifade ediliyor. Günün veya gecenin bir vakti demirli bulunduğunuz koyda bangır bangır müzik açanlar, teknenizin yakınından adeta balina gibi dalga yaratarak geçenler, marinalara giriş-çıkışlarda ve seyir halinde telsizle konuşma adabına uymayanlar, denizde yüzen olup olmadığına bakmaksızın sürat denemesini yapanlar, bağlanmadan demir almaya kadar her konuda çevresinden yardım esirgeyenler var ne yazık ki! İşte bu nedenle denizde nezaket son derece önemli ve gerekli. Lütfen kurallara uyun.
Yazımın başında yaşadığımı vurguladığım olay adeta son paragrafın özeti gibiydi. Alaçatı Ovacık açığında, Seferihisar rotasında yelken seyri yaparken bizimle yarışan (!) birkaç mega kayığa (!) uymadan rotamızı izledik. Onları görmemezlikten geldik. Sadece yarattıkları gereksiz dalga kabalığı bizi biraz salladı hepsi o! İşte o anlarda bu yazıyı kaleme almamın kaçınılmaz olduğu düşüncesi iyice belirginleşti. Rahmi Bey’in görüşlerini ders alınması için özellikle paylaşıyorum. Çünkü nezaket çağdaş yaşamın temelidir. Ne mutlu kıymetini bilenlere. Rahmi M. Koç’a tüm ailesiyle birlikte sağlık ve mutluluk dolu nice güzel yazlar diliyorum. Değerli okurlar gelecek sayıda yeniden buluşmak üzere esen kalın.





