Takvimin en yaramaz günü

Her yılın dördüncü ayının ilk günü dünya üzerinde görünmez bir anlaşma imzalanır: “Bugün söylenen hiçbir şeye inanma!” Peki, nasıl oldu da hepimiz bir anda kolektif bir kandırmaca oyununun parçası haline geldik? Bu işin aslı bir takvim hatası mı, yoksa insanlığın biraz eğlenme ihtiyacı mı?

1 Nisan’ın doğuşuna dair en popüler hikâye bizi 1564’ün Fransa’sına götürüyor. O dönemde yılbaşı baharın gelişiyle, yani 25 Mart’ta kutlanıyor, kutlamalar 1 Nisan’da doruğa ulaşıyordu. Ancak Kral IX. Charles, bir kararnameyle yılın başlangıcını 1 Ocak’a çekti.

O dönemde haberler bugünkü gibi ışık hızıyla yayılmadığı için (ve tabii biraz da geleneklerine bağlılıktan), bazıları yeni takvimi ya duymadı ya da kabul etmedi. Onlar 1 Nisan’da birbirlerine hediyeler vermeye, kutlamalar yapmaya devam ettiler.

Modern takvime geçenler ise bu eski kafalılarla dalga geçmeye başladı. Onlara sahte hediyeler gönderdiler, onları aslında var olmayan davetlere çağırdılar ve sırtlarına gizlice kâğıttan bir balık yapıştırdılar. İşte meşhur ‘Nisan Balığı’ (Poisson d’Avril) terimi böylece literatüre girdi.

SANMAYIN Kİ SADECE BİZE ÖZGÜ

Sanmayın ki, bu sadece Fransızların veya bizim bir neşemiz. 1 Nisan, pasaportu olan bir gelenek. İngiltere’de 1 Nisan’a ‘Aptallar Günü’ (April Fools’ Day) denir. Ancak burada katı bir kural vardır. Şaka sadece öğlene kadar yapılır. Eğer saat 12.00’yi 1 dakika bile geçse şaka yapmaya kalkarsanız asıl aptal siz olursunuz.

İskoçlar bugünü o kadar sevmiş ki, 1 gün yetmemiş. İlk gün ‘Gowk’ (Guguk kuşu-saflığın sembolü) günü olarak kutlanır. İkinci gün ise insanların arkasına ‘Bana vur’ yazısı asılan meşhur ‘Tailie Day’ gelir.

İranlılar, Nevruz’un 13’üncü gününde (Sizdah Bedar) doğaya çıkar, piknik yapar ve birbirleriyle şakalaşır. Bu gelenek milattan önceye kadar uzanır ki, bu da 1 Nisan’ın aslında yeni takvimden çok daha eski bir neşe kaynağı olduğunu gösteriyor.

Ülkemizde ise 1 Nisan tam bir ‘komşu şakası’ tadında yaşanır. Bizde genellikle büyük prodüksiyonlar yerine, en yakınımızı ‘yedi bitirdi’ dedirtecek haberlerle işletmek esastır. “Hoca dersi iptal etmiş”, “Maaşlara yüzde 200 zam gelmiş” ya da o meşhur “Ayakkabının bağcığı çözülmüş” klasiği… Biz Türkler için 1 Nisan hayatın ciddiyetine çekilen küçük ve samimi bir ‘es’ verme biçimi demek!

YOK ARTIK, BUNLARA DA MI İNANMIŞLAR?

Tarih sadece bireylerin değil, dev medya kuruluşlarının ve teknoloji devlerinin de işin içine girdiği, milyonları ‘ters köşe’ yapan efsanevi 1 Nisan şakalarıyla dolu. İşte 1 Nisan tarihinin tozlu sayfalarından çıkan, “Bu kadarı da olmaz” dedirten çarpıcı örnekler…

1. Besin makinesi (1878): Amerikan gazetesi ‘The Graphic’, ünlü mucit Thomas Edison’un açlığa son verecek bir makine icat ettiğini yazdı. Makine toprağı direkt olarak suya, havayı ise ete ve şaraba dönüştürebiliyordu. Edison o dönemde o kadar büyük bir deha olarak görülüyordu ki, hiçbir gazete bunun bir şaka olabileceğini sorgulamadı. Diğer Amerikan gazeteleri bu haberi ‘mucize’ olarak kopyalayıp yayımladı. Edison kendisine gelen binlerce tebrik mektubunu okuyunca şaşkına dönmüştü.

2. İsviçre’de spagetti hasadı (1957): BBC’nin saygın haber programı ‘Panorama’, İsviçre’deki ılıman kış sayesinde ağaçlarda yetişen spagettilerin bereketli bir hasat verdiğini duyurdu. Görüntülerde kadınlar ağaçlardan spagetti topluyordu. Binlerce kişi BBC’yi arayıp kendi spagetti ağacını nasıl yetiştirebileceğini sordu. BBC’nin efsane cevabı şöyleydi: “Bir kutu domates soslu spagettiyi toprağa dikin ve en iyisini umut edin.”

3. Renkli televizyon için naylon çorap (1962): Televizyonun siyah-beyaz olduğu yıllarda İsveç’in tek kanallı televizyon istasyonuna çıkan bir teknoloji uzmanı, izleyicilere harika bir müjde verdi. Uzman, televizyon ekranının üzerine bir naylon çorap gerilirse ışığın kırılacağını ve görüntünün renkli olacağını iddia etti. Binlerce İsveçli evlerinde naylon çoraplarla ekranın karşısına geçti. İsveç’te gerçek renkli yayın ancak 1970’te başlayacaktı.

4. Dijital saatlere geçiş (1975): Avustralya’nın en popüler haber programlarından biri, ülkenin ‘dijital zamana’ geçeceğini duyurdu. Artık akrep ve yelkovanlı saatlerin yasaklandığını, herkesin dijital saate geçmesi gerektiği söylendi. Belediye binasındaki tarihi saatin de dijital yapılacağı iddia edildi. İnsanlar ellerindeki pahalı mekanik saatleri ne yapacaklarını sormak için kanalı aradılar. Hatta bazıları dijital saate nasıl kurulacağını öğrenmek için saatçilere koştu.

5. Yerçekimi azalıyor (1976): İngiliz astronom Patrick Moore, BBC Radyosu’nda nadir bir gezegen diziliminin (Plüton ve Jüpiter) gerçekleşeceğini ve bunun dünyanın yerçekimini geçici olarak azaltacağını duyurdu. Moore, dinleyicilere tam saat 09.47’de zıplamalarını, böylece havada süzülme hissini yaşayacaklarını söyledi. Radyonun telefonları kilitlendi. Yüzlerce kişi arayarak havada süzüldüklerini, hatta bir kadın arkadaşlarıyla birlikte odanın içinde uçtuklarını iddia etti.

6. Haritadaki hayali ülke (1977): İngiliz ‘The Guardian’ gazetesi, 1 Nisan için 7 sayfalık dev bir ek yayımladı. Hint Okyanusu’nda yer alan, ‘virgül’ şeklinde adalardan oluşan ‘San Serriffe’ adlı egzotik bir ülkenin 10’uncu yıl dönümü kutlanıyordu. Adanın başkenti ‘Bodoni’, lideri ise ‘General Pica’ idi. (Aslında bunların hepsi matbaacılık terimleriydi.) Seyahat acenteleri bu cennet adaya gitmek isteyenlerin telefonlarıyla kilitlendi. Okurlar, ada hakkında daha fazla bilgi almak için sıraya girdi.

7. Eyfel Kulesi taşınıyor (1986): Fransız gazetesi ‘Le Parisien’, 1 Nisan sabahı Parislileri şoka uğratan bir manşetle çıktı. Habere göre Fransız hükümeti, Eyfel Kulesi’nin sökülüp Paris’in hemen dışındaki yeni inşa edilen Disneyland’a taşınması için bir anlaşma imzalamıştı. Kulenin yerine ise 1992 Olimpiyatları için dev bir stadyum inşa edilecekti. Fransızlar ayağa kalktı. Gazete merkezine protesto telefonları yağdı.

8. Maradona, Spartak Moskova’da (1988): Sovyet gazetesi Izvestia, dünyaca ünlü futbol yıldızı Diego Maradona’nın 6 milyon dolara Spartak Moskova’ya katılacağını yazdı. Izvestia’nın bu şakasını yutan Associated Press oldu. AP, bir süre sonra haberi geri çekmek zorunda kaldı.

9. Solak burger (1998): Fast food devi Burger King, ‘USA Today’ gazetesine tam sayfa ilan vererek dünyadaki milyonlarca solak müşteri için ‘Left-Handed Whopper’ı çıkardığını duyurdu. İddiaya göre burgerin tüm malzemeleri solaklar için 180 derece döndürülmüştü. Ertesi gün binlerce kişi restoranlara gidip ‘solak burger’ istedi. Hatta bazı ‘sağlak’ müşteriler, kendi burgerlerinin sağlaklara göre tasarlandığından emin olmak için özel sipariş verdi.

10. Uçan penguenler (2008): BBC, ‘Miracles of Evolution’ (Evrimin Mucizeleri) serisi için bir video yayımladı. Antarktika’daki ‘Adélie’ penguenlerinin dondurucu soğuktan kaçmak için kanat çırpıp binlerce mil uçarak Amazon yağmur ormanlarına göç ettiği belgelenmişti. Üstelik ünlü sunucu Terry Jones, penguenlerle birlikte yürüyordu. Video milyonlarca kez izlendi. Penguenlerin anatomik olarak uçamayacağını bilenler bile CGI teknolojisinin kalitesi karşısında, “Acaba mı?” demekten kendini alamadı.

NEDEN HALA İNANIYORUZ?

Bu şakaların ortak noktası ‘otorite figürleri’ tarafından yapılması. BBC, The Guardian veya saygın bilim insanları bir şey söylediğinde beynimizdeki eleştirel filtreler biraz gevşiyor. 1 Nisan bize aslında en güvendiğimiz kaynakları bile bazen sorgulamamız gerektiğini hatırlatan eğlenceli bir ders veriyor. 1 Nisan aslında insanlığın ortak bir yaramazlık molası gibi… Koca koca devletlerin, ciddi haber kanallarının bile bir günlüğüne çocuklaştığını görmek insanın içini ısıtıyor.

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir