Ünlü yönetmen Steven Spielberg, uzaylıların gerçek olduğuna inanıyor ve yeni filmi ’Disclosure Day-Açıklama Günü’nde bu gerçeğin yol açacağı sonuçları perdeye yansıtıyor.
Hollywood’un en önemli yönetmen ve yapımcılarından Steven Spielberg’in kariyerinin 50’nci yılında yeni bir bilim kurgu gerilim filmi çekmesi kimi heyecanlandırmaz ki? Büyük usta, uzun bir aradan sonra ilk kez UFO ve uzaylı odaklı bir film çekti: ‘Disclosure Day’.
Bu film, usta yönetmenin ‘Üçüncü Türden Yakınlaşmalar’, ‘Dünyalar Savaşı’ ve elbette ‘ET: Uzaylı’ gibi klasiklere ilham veren uzaylı karşılaşmaları dünyasına yeniden adım attığını gösteriyor. Filmin ilk fragmanı oldukça özel bir şeyin habercisi niteliğinde. Film, Spielberg’in yönetmen koltuğuna geri dönmesinin yanı sıra Emily Blunt, Josh O’Connor, Colin Firth ve Colman Domingo’nun başını çektiği olağanüstü oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.

Ve ilk fragman bu tür bir film için tam da istediğiniz gibi harika bir şekilde gizemli. Fragmanda, canlı bir hava durumu yayını sırasında aniden bir uzaylı varlık tarafından ele geçirilmiş gibi duran Emily Blunt görünüyor. Görünüşe göre ilettiği garip mesaj, milyonlarca izleyicinin dikkatini çekiyor.
Bu arada Josh O’Connor neler olup bittiğini biliyor gibi görünüyor ve bunu dünyayla paylaşmaya hazır. Tarladaki çemberler, garip hayvan davranışları, Colin Firth’ün garip bir vücut kontrol makinesine bağlı olması gibi detaylar filmin bu yaz ortalığı kasıp kavurmaya aday olduğunu gösteriyor. Tabii tüm bunları görmek için 12 Haziran’a kadar beklemeniz gerekiyor.
EN BÜYÜK HİKAYE ANLATICILARINDAN
Spielberg tüm zamanların en büyük bilim kurgu öykü anlatıcılarından biri olarak kabul ediliyor. ‘Üçüncü Türden Yakınlaşmalar’ uzaylılarla ilk temas öykülerinde bir dönüm noktası olma özelliği taşıyor. ‘E.T.’ ve ‘Yapay Zekâ’ ağır bilim kurgu estetiğini mitolojik masallara dayanan insancıl öykülerle harmanlayan ve aynı zamanda yürek ısıtan, göz yaşartıcı filmler. ‘Azınlık Raporu’nda Phillip K. Dick’in bilim kurgu öyküsünü uyarlayarak hem heyecan verici bir eğlence filmi hem de dokunaklı bir duygusal karakter draması yaratan yönetmen, ’Dünyalar Savaşı’ ile edebi bir klasiğe kendi yorumunu katarken dostane ilk temas öyküleri anlatma geleneğini de alt üst ediyor.













