Son yıllarda obezite tedavisinde çığır açan GLP-1 grubu ilaçların bilinçsiz kullanımı pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi başta olmak üzere pek çok organı olumsuz etkiliyor.
Son yıllarda obezite tedavisinde çığır açan gelişmeler arasında gösterilen ve kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak, bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi ve özellikle sosyal medyadan etkilenerek ya da arkadaş tavsiyesiyle kullanılması ciddi sağlık sorunlarına ve hatta hayati riske neden olabiliyor.
Çünkü bu ilaçlar yalnızca kilo kaybını hedeflemiyor; metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde de etkili güçlü tıbbi tedaviler arasında yer alıyor. Bilinçsiz kullanımı pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi başta olmak üzere pek çok organı olumsuz etkileyebiliyor. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi hakkında önemli uyarılarda bulunarak 5 hayati kuralı şöyle anlatıyor:
UZMANINDAN 5 HAYATİ KURAL
* UZMAN KONTROLÜ ŞART: Unutulmamalı ki, bu ilaçlar bir takviye ürünü ya da vitamin-mineral desteği değil. İnsülin direnci, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanı. Nasıl ki, antibiyotiği ya da kemoterapiyi profesyonel ellere emanet ediyoruz, bu tedaviyi de mutlaka uzman kontrolünde kullanmak gerek. İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda kullanmak büyük risk.
* BU HASTALIKLARA DİKKAT: Daha önce pankreatit geçirenler, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olan kişilerde bu ilaçlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca; kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişiler de mutlaka ayrıntılı değerlendirilmeli.
* ÖNCE TETKİKLERİ YAPTIRIN: Obezite tedavisinde doğru ilaç kadar doğru değerlendirme de hayati önem taşıyor. Tedavi öncesinde açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerek. Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesi gizli kalmış sağlık sorunlarını ortaya çıkarılmasını sağlayabilir.
* DOZU KENDİNİZ DEĞİŞTİRMEYİN: “Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm” düşüncesi en tehlikeli hatalardan biri. Bu ilaçlarda doz artışı belirli bir plan doğrultusunda ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalı. Gereğinden hızlı doz artırılması bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları, sıvı kaybı ve tedavinin bırakılmasına neden olabilecek yan etkilere yol açabilir. Aynı şekilde ilacı düzensiz kullanmak da tedavinin etkinliğini azaltabilir.
* İLACI BIRAKTIKTAN SONRA: Zayıflama iğnesi kullanımında en sık yapılan hatalardan biri tedavi sonrası eski alışkanlıklara dönmek. Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmak. Beslenme ve hareket düzeni değişmezse ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında kilolar yeniden alınabilir.













