Hikmet Alcan’dan dört mevsim şıklık garantisi

Kişiye özel dikim konseptiyle 40 yıla yakın süredir erkek modasına yön veren Hikmet Alcan, doğru ve şık giyinmenin kişiye sosyal ilişkilerinde özgüven ve avantaj sağladığını söyledi.

Modanın belli kalıplara sokulamayacağını, bu nedenle 40 yıldır kişiye özel tasarımlara imza attığını belirten Hikmet Alcan, takım elbisenin bir giysiden çok daha fazlası olduğunu dile getirdi. Tüm ürünlerin el emeği olduğunu ve kişiye özel dikim alanında öncü olduklarını kaydeden Alcan, “Mesleğe ilk adımımı 11 yaşında İzmir Kemeraltı’nda attım. 80’li yıllarda Alsancak’a geldim. Sosyal anlamda girişken bir yapım olduğu için kısa sürede önemli dostluklar edindim. İzmir’in önde gelen aileleri ve çocukları hep arkadaşımdı. Daha sonra kendi mağazamı açarak bugünlere kadar geldim. 38 yıldır kendi adımı ortaya koyarak yaptığım bu sanata devam ediyorum. Hep hedefi olan, geleceği olan insanları giydirdik. Ankara ile ilişkilerim hala devam ediyor. Pek çok saygın bürokrat müşterim var. Türkiye genelinde de önemli iş insanlarını giydirmeye devam ediyorum. El emeğini her zaman ön plana aldık. Yan dikişlerin dışında hiç makine kullanmıyoruz. ‘Rabadifto’ denen işçiliği yapıyoruz. Bu, 100 yıl öncesinde bile kullanılan geleneksel bir teknik. Gelenekleri modernize ederek günümüze uyguladık, sektörde hep öncü olmaya çalıştık” diye konuştu.


KİŞİYE ÖZEL DİKİMDE ÖNCÜYÜZ

Giyim tarzının insanın kişiliği ve yaşamından izler taşıması gerektiğini vurgulayan Hikmet Alcan, şöyle devam etti: “Her insan şahsına münhasırdır. Aile hayatı, sosyal yaşamı, mesleği, cemiyet hayatındaki aktifliği, seyahatleri gibi pek çok farklı etken tasarımlarımıza yön verir. Bir kişiyi ele aldığımızda, onun gardırobuna 4-5 takımımız, gömleğimiz, pantolonumuz girdiğinde o artık başka bir marka giyinemez. Dünyayı dolaşır, bütün markalara bakar, döner bana gelir. O kişiye ait pantolon, gömlek, ceket, kanvas, kot bütün bunların metotla kalıpları çıkar. Her müşterimizin kişisel bir arşivi vardır. Bizde her şey kayıt altındadır. 30 yıl önce hangi kumaş koduyla hangi ceketi, pantolonu, gömleği diktiğimize kadar her şey dosyalanmıştır. Şimdi kış ayındayız, kabandan, kışlık casual giyime kadar bütün kıyafetleri hazırlıyoruz. Bu yılın kış modasında ekoseler, toplu iğne ucu dediğimiz ince çizgiler revaçta. Pantolon kesimlerinde ise paçalar dar, ama basen ve diz daha bol, pileliye dönüş var. Biz aslında sadece bir sezonluk değil, ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış diyerek dört mevsim giydiriyoruz. Dört mevsimlik komple gardırobunu tamamlıyoruz.”

RENKLER 4 MEVSİME ÖZEL SEÇİLMELİ

Renklerin ve mevsimlerin de bir dili olduğuna dikkat çeken Hikmet Alcan, “İnsanlarda üç tane önemli konu var. Birincisi, şakralardan çıkan ışık huzmeleri insanları ilkbahar, yaz, sonbahar kış olarak dört renge ayırır. İlkbaharla yaz açık tenlidir. Kış rengi esmerdir, sonbahar ise grimsidir. Buna uygun renkler seçmek çok önemlidir. İkinci konu da kişinin anatomik yapısıdır. Eğer omuzlar orantıya göre dar değilse, boyun kısa değilse, bacak ve kol boyu uzunsa o kişinin kıyafet taşıma avantajı her zaman daha iyidir. Bir diğeri de bütün bunların birleşimiyle ortaya bir duruş ve vücut dili çıkar. İyi ve şık giyinmek kişinin kendisini doğru ifade etmesini sağlar, öz güvenini artırır. Doğru mevsimde doğru giyinen kişi yaşamında her zaman avantajlı olur” ifadelerini kullandı.

Paylaş

REKLAM ALANI

POPÜLER HABERLER

REKLAM ALANI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir