Koydan koya Kıbrıs

Yaz denince akla Akdeniz, Akdeniz denince ise ilk duraklardan biri hiç kuşkusuz Kıbrıs oluyor. Dört mevsim eksilmeyen güneşi, aylarca süren yaz sezonu ve Akdeniz’e uzanan büyüleyici kıyılarıyla ada, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en sevilen tatil rotalarından biri olmayı sürdürüyor.

Saatlerce denizde kalma isteği uyandıran altın sarısı ince kumlu plajları ve sığ turkuaz denizi… Bir yanda gün boyu yazın enerjisini yükselten hareketli sahiller diğer yanda keşfedildiğinde “İyi ki yolumu uzatmışım” dedirten, doğallığını koruyan sakin ve bakir koylar… Kıbrıs’ın en güzel yanı da tam olarak bu çeşitlilikte saklı.

Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bu kıyılar, yalnızca deniziyle değil, taşıdığı hikâyelerle de etkileyici. Tarih boyunca pek çok olaya tanıklık eden, mitolojik anlatılara konu olan koyları ve sahilleri, adanın büyüsünü daha da artırıyor. Belki de Kıbrıs kıyılarını farklı kılan şey, her köşesinde yazın başka bir halini saklaması.

Şimdi sizi, Kıbrıs’ın en ünlü plajlarından gizli kalmış huzurlu koylarına uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyoruz.

Karpaz’ın saklı cenneti Ayfilon Plajı

Kıbrıs’ın en bakir ve huzurlu köşelerinden biri olan Ayfilon Plajı, Karpaz’ın kuzeydoğusunda, Dipkarpaz’ın doğal güzellikleri arasında saklanıyor. Turkuaz denizi, altın sarısı kumsalı ve kalabalıktan uzak atmosferiyle plaj, adını hemen yakınında bulunan tarihi Ayios Philon Kilisesi’nden alıyor. Yüzmek, kano yapmak ya da sadece denizin karşısında uzun uzun oturmak… Ayfilon, gün bitse de insanın içinden çıkmak istemediği plajlardan biri.

Küçük bir not: Duş, giyinme kabini ve kano kiralama gibi imkânların bulunduğu plajda şezlong ve şemsiye hizmetleri ücretli olarak sunuluyor. Ulaşım ise genellikle özel araçla sağlanıyor.

Afrodit’in güzelliğini taşıyan altın kumsal

Kıbrıs’ın en güzel plajlarından biri olarak gösterilen Altın Kumsal, daha ilk anda insanı kendine hayran bırakan yerlerden. Adını altın rengindeki ince kumlarından alan bu 4 kilometrelik sahil, masmavi denizi ve göz alabildiğine uzanan kıyısıyla tam anlamıyla “İyi ki gelmişim” dedirten bir atmosfere sahip. Mitolojiye göre aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in köpüklü beyaz dalgaların arasından kıyıya çıktığı yerlerden biri olarak anlatılması da pek şaşırtıcı değil. Çünkü buranın güzelliği gerçekten efsanelere yakışıyor. Yol boyunca karşınıza çıkan yaban eşekleri ve yalnızca dalga seslerinin duyulduğu bu bakir sahil, Karpaz Yarımadası’nda şehirleşmeden uzak doğasıyla huzurlu bir kaçış sunuyor. Üstelik, caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağaları için önemli bir yumurtlama alanı olan bölge, tüm ününe rağmen doğallığını korumayı başarıyor.

Rotasına Altın Kumsal’ı ekleyeceklere küçük bir hatırlatma: Bölgede herhangi bir tesis bulunmadığı için hazırlıklı gitmekte fayda var.

Glapsides’le su altı dünyasına açılın

Adanın en sevilen plajlarından biri olan Glapsides, Gazimağusa ile Karpaz arasında yer alıyor. Şehre yakın konumu ve kolay ulaşımıyla özellikle yaz aylarında oldukça hareketli olan plaj, ince kumu ve sığ masmavi deniziyle her yaştan ziyaretçiye hitap ediyor. Kıyıdan metrelerce ilerlediğinizde bile hâlâ diz hizasında kalan denizi, çocuklu aileler ve yüzmeye yeni başlayanlar için oldukça ideal. Burada denizin üstü kadar altı da hareketli. Tüplü dalıştan su sporlarına kadar birçok aktiviteye ev sahipliği yapan Glapsides’te bir yanda plaj voleybolu oynayanlar diğer yanda Akdeniz’in berrak sularında su altı dünyasını keşfedenler var. Yazın hareketli ruhunu hissettiren plajlardan biri olmasının sebebi de tam olarak bu canlı atmosfer.

Photo: Jem King

Tarihin gölgesinde bir sahil, Palm Beach

Gazimağusa’ya doğru ilerledikçe farklı bir atmosferiyle bizi Palm Beach karşılıyor. Beyaz-krem tonlarındaki kumu ve berrak denizinin hemen yanında, yıllardır sessizliğini koruyan Kapalı Maraş uzanıyor. Bir yanda yazın enerjisi diğer yanda zamanın durmuş gibi hissettirdiği sokaklar… Palm Beach’i farklı kılan şey de tam olarak bu his. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında yerleşime kapatılan Kapalı Maraş’ın sınırında yer alan plaj hem denizin tadını çıkarmak hem de adanın yakın geçmişine yakından tanıklık etmek isteyenler için oldukça ilgi çekici bir durak.

Önemli bir not: Gazimağusa merkezine yakın olan Palm Beach, otele bağlı ücretli bir plaj olarak hizmet veriyor.

Koruma altındaki güzellik, Alagadi Plajı

Gazimağusa’nın hareketli sahillerinden sonra rotayı bu kez Girne’nin doğusuna, doğallığını hâlâ koruyan Alagadi Plajı’na çeviriyoruz. Altın sarısı ince kumu ve kristal berraklığındaki deniziyle öne çıkan Alagadi, caretta caretta kaplumbağalarının doğal yumurtlama alanı olması nedeniyle özel koruma altında bulunuyor. Bu yüzden plajda herhangi bir tesis ya da mekân yer almıyor ve girişler ücretsiz. Su sporlarına izin verilmeyen sahilde gün deniz, güneş ve dalga sesleri eşliğinde geçiyor. Eğer şanslıysanız sahilde deniz kaplumbağalarına rastlamak da mümkün. Doğal yaşamın korunması amacıyla gözlem altında tutulan plajın akşam saat 8’den sonra kapatıldığını da hatırlatalım.

Yazın ritmi Camelot Beach’te yükseliyor

Müzik sesi, hareketli beach atmosferi ve gün boyu süren hareketliliğiyle Camelot Beach, Girne’de yazın enerjisini düşürmek istemeyenlerin uğrak noktalarından biri. Berrak denizi ve kayalıklı yapısıyla öne çıkan plaj, özellikle su altı dünyasını keşfetmeyi sevenlerin radarında. Sabah saatlerinde kayalıkların çevresinde görülen canlı çeşitliliği ise Camelot’un deniz altındaki renkli dünyasını daha da dikkat çekici hale getiriyor.

Restoranları, kafeleri, barları ve canlı müzik etkinlikleriyle Camelot’un ritmi akşam saatlerinde de düşmüyor. Genç tatilcilerin favorileri arasında yer alan plaj, güvenli ve sakin denizi sayesinde çocuklu aileler tarafından da sıkça tercih ediliyor.

Küçük bir not: Duş ve giyinme kabini hizmetleri ile plaj keyfini daha konforlu hale getiren Camelot Beach’e girişler ücretli.

Escape Beach’te deniz sakin, enerji yüksek

Girne şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta yer alan Escape Beach ya da bilinen diğer adıyla Yavuz Çıkarma Plajı, adanın enerjisi en yüksek sahillerinden. Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Türk askerlerinin adaya ilk ayak bastığı yer olması nedeniyle plaj, ‘Yavuz Çıkarma Plajı’ adını da buradan alıyor. Karşısındaki küçük adacık sayesinde denizi neredeyse her zaman sakin ve berrak. Ama Escape Beach’i asıl unutulmaz yapan şey, gün boyu hiç düşmeyen temposu. Bir yanda muz, kano, jet ski, yamaç paraşütü ve tüplü dalışla adrenalinin peşinden koşanlar diğer yanda müzik eşliğinde güneşin tadını çıkaranlar… Yaz sezonunda düzenlenen DJ performansları ve plaj partileriyle burası özellikle genç tatilcilerin en sevdiği buluşma noktalarından biri haline geliyor.

Escape Beach’in hareketli atmosferine karışmadan önce küçük bir not: Plaja girişler ücretli olup içeride şezlong, şemsiye, duş ve giyinme kabini hizmetleri sunuluyor.

Sessizliğin kıyıya vurduğu yer, Yeşilırmak Plajı

Bu kez rotayı adanın batısına, Yeşilırmak’a çeviriyoruz. Lefkoşa’nın Dillirga bölgesinde yer alan bu küçük ve şirin koy, doğallığını hâlâ koruyan sahillerden. Yeşil doğanın arasına gizlenen bu bakir plaj, çarşaf gibi denizi ve sakin atmosferiyle şehir kalabalığından uzaklaşmak isteyenlere adeta nefes aldırıyor. Plajın tam ortasında yer alan büyük iskele denize girmeyi kolaylaştırırken, gün batımında manzaraya da ayrı bir hava katıyor. Üstelik plajın bulunduğu Yeşilırmak Köyü, Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Kıbrıs’ın en büyük asmasına ev sahipliği yapmasıyla da dikkat çekiyor.

Kıbrıs kıyılarında bir plajdan diğerine uzanan bu yolculuğun sonuna gelirken, aslında uzun bir yazın da tam başındayız. Bavulunuzda birkaç Kıbrıs koyuna yer açmayı unutmayın…

Bu yazı, Tatilcikuş içerik ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Paylaş

REKLAM ALANI

POPÜLER HABERLER

REKLAM ALANI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir