Ameliyathaneden Miami’ye: Yeni bir hayatın en güzel başlangıcı

Beyin pilleri gibi yüksek teknoloji gerektiren komplike bir alandaki global kariyerini geride bırakıp, Miami’nin dinamik dünyasında yeni bir hayat ve yepyeni bir vizyon inşa eden Ozan Hoşgör’le konfor alanını terk etmenin o hafifletici yanını konuştuk.

Kariyerinin zirvesindeki beyaz yakalılar, yıllarca emek verdikleri mesleklerini ve güvenli görünen düzenlerini bir kenara bırakıp kendi mutluluklarının peşinden gidiyorlar.

Ofislerden çıkıp denizin kıyısına, unuttukları o ‘yaşamak’ duygusuna dönenlerin hikâyeleri bugün her zamankinden daha kıymetli.

Bu ayki konuğumuz Ozan Hoşgör de o cesur adımı atanlardan biri.

Beyin pilleri gibi yüksek teknoloji gerektiren komplike bir alandaki global kariyerini geride bırakıp, Miami’nin dinamik dünyasında yeni bir hayat ve yepyeni bir vizyon inşa eden Ozan’la konfor alanını terk etmenin o hafifletici yanını konuştuk.

BAZEN BİR ŞEHİR DEĞİL, HAYAT DEĞİŞİR

* Ameliyathanelerin steril dünyasından Miami’nin okyanus kıyısına… Ozan Hoşgör’ün hikâyesi tam olarak nerede ve nasıl başladı?

– Ben İzmir’in o kendine has, özgür enerjisiyle büyüdüm. Profesyonel hayatımın çok uzun bir döneminde ise İstanbul ve Dubai gibi metropollerde, beyin cerrahisinde kullanılan yüksek teknoloji tıbbi cihazların, özellikle beyin pillerinin klinik eğitimlerini verdim ve operasyonel süreçlerini yönettim. İyi bir kariyerdi ama kurumsal hayat bir süre sonra insanı ruhsal olarak tüketmeye başlıyor. Ayrıca, 25 yıldır Amerika’da yaşayan aileme yakın olacağım ve kendi hikâyemi yazacağım yeni bir sayfa açmanın zamanı gelmişti. Miami’deki bu yeni başlangıçtan ziyade kurumsal hayattan ayrılmak hayatımda aldığım en özgürleştirici karar oldu. Ameliyathaneden çıkan sadece ben değil, eski hayatımdı da…

ARTIK GÜLÜMSEYEREK HATIRLIYORUM

* “Sakin olun, beyin ameliyatı yapmıyoruz” esprisi beyaz yakalıların diline pelesenktir ama siz tam olarak o dünyanın mutfağındaydınız. Bu iki dünya arasında nasıl bir köprü kurdunuz?

– O cümleyi artık sadece gülümseyerek hatırlıyorum. Teknik olarak ‘evet’, artık ameliyathanede değilim. Ama realiteye baktığınızda bir insanın tüm hayat birikimiyle okyanus ötesinde bir mülk edinme, yeni bir hayat kurma kararı vermesi de büyük bir sorumluluk. Beyin pilleriyle çalışırken edindiğim bazı refleksler bugünkü karakterimin güçlü bir parçası. Sadece artık o yüksek gerilimli plazalarda değil, keten gömleğimin kollarını sıvamış olarak çok daha huzurlu bir zihinle yapıyorum bunu.

FARKI YARATAN ŞEY NETLİK VE ŞEFFAFLIK

* Miami dışarıdan sadece bir tatil cenneti gibi görünür ama siz burayı ‘dünyanın yeni buluşma noktası’ olarak tanımlıyorsunuz. Şehri nasıl çözdünüz?

– Miami, filmlerde gördüğümüzden veya sosyal medyada paylaşılanlardan çok daha fazlası. Brickell’ın finansal ritmini, Edgewater’ın yükselen modern gökdelenlerini, Miami Beach’in art deco tarihi dokusunu bizzat sokak sokak yürüyerek keşfetmek keyifli. Şehri bu kadar içeriden tanıdığınızda karşınıza gelen insana sadece bir yatırım değil, doğru tasarlanmış gelecek sunabiliyorsunuz.

* Gayrimenkul dünyası çok kalabalık ve herkes en iyisi olduğunu iddia ediyor. Sizin bu piyasadaki imzanız, farkınız ne?

– Ben bir şey satmaya çalışmıyorum, pazarın röntgenini çekip masaya koyuyorum. İnsanların daha fazla seçenek görmeye ihtiyacı yok, net ve doğru bilgiye ihtiyaçları var. Türkiye’den gelen ve burada bir gelecek yatırımı planlayan kişilerle çalışırken karşılarında bir satışçı değil, rasyonel verilerle konuşan bir yol arkadaşı buluyorlar. Kısa dönem kiralamaya uygun dinamik dairelerden lüks konut projelerine kadar geniş bir yelpazede bir mülkün 5 yıl sonraki değerini duygusallıktan uzak, tamamen matematiksel analizlerle sunmak önemli. Farkı yaratan şey bu: Netlik ve şeffaflık.

FİYATI SÖYLER, KÜLTÜRÜ FISILDAYAMAZ

* Bugün insanlar aradıkları her bilgiye internetten veya yapay zekâ modellerinden saniyeler içinde ulaşabiliyor. Dijital çağda ‘güvenilir bir uzman’ olmak ne anlama geliyor?

– Teknoloji size her veriyi verir ama o verinin arkasındaki gerçeği ve yerel dinamikleri veremez. Yapay zekâ bir bölgenin ortalama metrekare fiyatını söyler ama o caddedeki yaşam kültürünü, regülasyonların yarın nasıl değişebileceğini veya hangi mülkün sizin karakterinize uygun olduğunu fısıldayamaz. Dijital platformlardaki görünürlüğüm veya aldığım yüksek memnuniyet puanları aslında bir sonuç. Asıl mesele hem Amerikan sisteminin yasal ve finansal mevzuatlarına bir Amerikalı kadar hâkim olmak hem de bizim insanımızın beklentilerini anlayacak o kültürel köprüyü kurabilmek. Güven, dijital dünyada da fiziksel dünyada da aynı şekilde inşa ediliyor: Doğru zamanda, doğru ve dürüst bilgiyle.

İÇ SESİMİ DİNLEDİĞİM İÇİN MUTLUYUM

* Bugün geriye dönüp baktığınızda o yüksek binaların balkonsuz ofislerinden çıkan insanlara ne söylemek istersiniz?

– Hayat, cesur kararlar alanlar için her zaman yeni ve daha geniş kapılar açıyor. Konfor alanı çok tatlı bir hap ama büyüme ve gerçekten ‘yaşama’ duygusu o alanın dışına çıktığınızda başlıyor. Başarı benim için artık sadece finansal tablolar değil, bir yatırımcımın mülkünden elde ettiği o düzenli kira akışını gördüğündeki rahatlama veya buraya yerleşen bir ailenin mutluluğu. Kendi iç sesimi dinleyip bu yola çıktığım için her gün “İyi ki” diyorum.

Paylaş

REKLAM ALANI

POPÜLER HABERLER

REKLAM ALANI