Sevdam Ayvalık

Bazı şehirler sadece görülür, bazıları ise yüreğinize yerleşir. Ayvalık benim için tam olarak böyle bir yer. Sarımsak taşının sıcaklığı, denizin mavisi, zeytinin yeşili ve Cunda’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla burası sadece bir tatil rotası değil; Ege’nin en güzel hikâyelerinden biridir. Cunda’da zaman yavaş akar. Rüzgârla gelen iyot ve dağ kekiği kokusu arasında yürürken, asırlık taş evler size geçmişi fısıldar. Cunda sadece gezilmez, tadı çıkarılarak yaşanır. Ayvalık’ın gerçek ruhunu anlamak içinse zeytinliklerin arasına girmek gerekir. Burada zeytin bir ağaçtan çok daha fazlasıdır; şehrin hafızası, geçmişin emeği, geleceğin umududur. Coğrafi işaretli Ayvalık Zeytinyağı’nın dünya sofralarını süslemesi tesadüf değildir. Bereketi sadece zeytinde de bitmez; denizinde, otlarında, zeytinyağlı Ege mutfağında hayat bulur. Ayvalık’ta sofraya oturmak, bir coğrafyanın karakterini tatmak ve dostluğu paylaşmaktır.

Bay Nihat

Cunda’nın lezzet hafızası

Bazı mekânlar bulundukları yerin sadece restoranı değildir, hafızasına ve kültürüne işler. İşte, Cunda denince akla gelen ilk isimlerden ‘Bay Nihat’ tam da böyle bir simge.

1978’de Ahmet Nihat Bekit’in temellerini attığı marka, bugün ikinci kuşak Volkan ve Mustafa Hakan Bekit’in yönetimiyle özgünlüğünü geleceğe taşıyor. Yarım asra yaklaşan bu başarının arkasında disiplin, tazelik ve Ayvalık’ın Girit-Midilli mutfak mirasına gösterilen sadakat var. Bay Nihat sadece iyi bir balıkçı değil, kendi mutfak karakterini yaratmış bir gastronomi adresi. İş, sanat ve spor dünyasından müdavimleriyle kurduğu aile bağları ise onu lezzetin de ötesine taşıyor.

Cunda Körfez Restoran (Salih’in Yeri)

Otların efendisi

Bazı mekânlar adres olmaktan çıkar, bir ustanın adıyla anılır. Cunda’da ‘Salih’in Yeri’ denince bilenlerin yüzünde tam da bu yüzden gurme bir tebessüm belirir. 2012’de kurulan ‘Cunda Körfez Restoran’, 35 yıllık deneyimini doğayla harmanlayan Salih Doğan’nın imza adresi. Onu farklı kılan, mutfağını doğrudan doğadan beslemesi: Kendi yetiştirdiği sebzeler, dağlardan topladığı otlar, masadaki taze dağ çiçekleri ve elbette Ayvalık zeytinyağı… Burada amaç sadece çeşit sunmak değil, mevsimin en taze ürününü en özgün haliyle tabağa taşımak. Uluslararası dergilere, TV programlarına ve filmlere konu olan Salih Usta ise başarısını tek bir kelimeyle özetliyor: “Tutku”. Cunda’ya yolu düşenler için Salih’in Yeri sadece bir restoran değil; doğayı, Ege mutfağını ve bir ustanın hayat tutkusunu aynı sofrada buluşturan zamansız bir durak.

Neş’e

En ‘Neş’e’li mekan

Bazı hikâyelerde bir kuşaktan diğerine sadece bir meslek değil, bir tutku aktarılır. Cunda Meydanı’nda yer alan Neş’e, lezzet ile eğlenceyi aynı çatı altında buluşturan yeni nesil bir restoran anlayışını temsil ediyor. Mekânın en büyük gücü, mutfak ile işletmenin bilinçli bir uyumla ayrılması. Yönetim koltuğunda Ecem Doğan otururken, mutfağın ruhu Cunda Körfez Restoran’ın sahibi olan babası Salih Doğan’a emanet. Salih Usta’nın Ege otları, yerel zeytinyağları ve deniz ürünlerindeki ustalığı Neş’e’nin temelini oluştururken; masalarda gençlik, müzik ve samimi sohbetler yükseliyor. Neş’e, geleneksel Ege lezzetlerini Cunda’nın modern sosyal ritmiyle buluşturuyor.

Cunda Ayvalık Balıkçısı Kerem

Gastronomiden turizme

Bazı insanlar sadece işletme kurar, bazıları ise yaşadığı kentin değerlerini vizyoner bir markaya dönüştürür. Kerem Aksaç ve ailesinin Ayvalık hikâyesi tam da böyle bir başarı öyküsü. Ayvalık’ın mutfak kültürünü gururla temsil eden ‘Cunda Ayvalık Balıkçısı Kerem’, Gault & Millau 2026 Türkiye Gastronomi Rehberi’nde Gourmand Original Table Ödülü’ne layık görülerek bu emeği taçlandırdı. Ancak, bu başarı yalnızca bir restoranla sınırlı değil. Kerem Aksaç, oğulları Zafer ve Doğukan’la ‘Cunda Aksaç Otel’, ‘Scala Beach’, ‘Jimi Beach’, ‘Aşina Yeni Nesil Meyhane’ ve ‘Tavacı Efendi’ ile gastronomiden konaklamaya uzanan güçlü bir turizm ekosistemi yönetiyor. Asıl fark yaratan detay ise kazanılanı yine bu coğrafyaya yatırmak; Ayvalık’ın marka değerini yukarı taşımak.

Paylaş