Güven bir anda yıkılmaz.

Kimse bir sabah uyanıp, “Artık güvenmiyorum” demez.
Güven sessizce incelir.
Önce, bir cümlede takılı kalırsın.

Sonra, bir davranışı içine tam oturtamazsın.

İçinde küçük bir huzursuzluk belirir ama adını koyamazsın.

“Geçer” dersin, geçmez.
Çünkü güven, kırılmadan önce değişir.

Sesi değişir.

Tonu değişir.
Ve bir gün fark edersin ki, aynı sözler artık aynı yerden değmiyordur.

Sevgi bazen duygunun coşkusudur, ama güven emektir.

Sürekliliktir, karakterin sınavıdır.

Çünkü sevgi bazen bir anda doğabilir.

Güven ise zamanla, tutarlılıkla, sözle davranışın birbirini doğrulamasıyla inşa edilir.

Bir insan sana kalbini açıyorsa, aslında seni sevdiği kadar sana inandığını da söylüyordur.
Ve bu, en kıymetli iltifatlardan biridir.

Sevgi hissettirir, güven kök salar.

Sevilmek kalbe dokunur, güvenilmek ruha işler.

Bazen insan en çok burada yorulur.

Çünkü yaşanan şey büyük bir kopuş değildir.

Ama eskisi gibi bir bütünlük de kalmamıştır.

Bir tarafın hâlâ inanmak ister, diğer tarafın temkinli yaklaşır.
Ve insan bunu çoğu zaman tek bir cümleyle fark eder:
“Şu an canım yanıyor, ama bu duygu geçici.”
Ama güven söz konusu olduğunda bazı duygular geçmez, sadece yer değiştirir.
İşte o ince yerde başlar gerçek kırılma…
Artık kendini korumaya başlarsın.
Daha az anlatırsın.

Daha az beklersin.

Daha hızlı geri çekilirsin.
Çünkü aynı yerden bir daha incinmek istemezsin.
Güven tamamen bitmemiş olabilir, ama eskisi gibi de değildir artık.
Dal kırılmamıştır belki, ama incelmiştir.
Ve herkes bilir; ince olan, en küçük rüzgârda bile kopabilir.
Bazı şeyler yıkmak için gelmez, dönüştürmek için gelir.
Bu yüzden mesele güvenin gidip gitmemesi değil, artık o yükü taşıyıp taşıyamayacağıdır.
Bazı ilişkiler sevgi bittiği için değil, güven eskisi gibi olmadığı için değişir.
Ve bazen insan kalmayı değil, kendine sadık kalmayı seçer.
Çünkü güven…
Sadece karşındakine duyduğun bir şey değil, kendine verdiğin bir sözdür aynı zamanda.

Paylaş

REKLAM ALANI

POPÜLER HABERLER

REKLAM ALANI