Bazen hayatın getirdikleriyle, bazen de kendi seçimlerimizle fazlasını üstleniriz.
İyi niyetle…
Sevgiyle…
Korumak, kollamak, herkesi düşünmek adına…
“Ben hallederim” deriz.
“Benim için sorun değil” deriz.
Biraz daha verir, biraz daha sorumluluk alırız.
Sonra bir bakarız; herkesin ihtiyacı bizden önce gelmiş, kendimize ayıracak zamanımız kalmamış.
Peki, gerçekten hepsi bize mi ait?
Bazı sorumlulukları bırakmak bencillik değil.
Her şeyi üstlenmemek sevgisizlik değil.
Kendine de yer açmak başkalarından vazgeçmek değildir.
Çünkü bazen kendini geri plana almaktan vazgeçmek, sevgiden vazgeçmek değil; kendini de sevginin içine dahil etmektir.
Biliyorum, bir anda değişmek kolay değil.
Ama önce fark etmek, sonra kendimize, “Bu kimin seçimiydi?”, “Ben bunu ne uğruna yapıyorum?” diye sormak bile bir başlangıç olabilir.
Belki de mesele her şeyi bir anda bırakmak değil, bize ait olmayanı fark etmek ve bazı şeyleri paylaşmaya izin vermektir.
Çünkü hayatımızda neye yer açtığımız, neyi karşılayabileceğimizi de belirler.
Bazen istediğimiz şey geldiğinde, onu karşılayacak alanı kendimizde bulamayabiliriz.
Sevgi gelirse, sevgiyi taşıyabilecek miyiz?
Aşk gelirse, kendimizi kaybetmeden sevebilecek miyiz?
Bolluk gelirse, onu berekete dönüştürebilecek miyiz?
Özgürlük gelirse, kendi seçimlerimizin sorumluluğunu alabilecek miyiz?
Peki, ya istediğimiz hayat geldiğinde…
Onu yaşayabilecek durumda olacak mıyız?
Belki de bugün kendimize şu soruyu sorabiliriz:
Hayatıma gelmesini istediğim şey için gerçekten yer açıyor muyum?
Gelin, bir nefes pratiğiyle bizi yoran yüklerimizden özgürleşelim.
Burnunuzdan derin bir nefes alın.
Nefesi alt karnınızda, diyafram bölgenizde hissedin.
Sonra ağzınızdan bir anda bırakın ve “Ohh…” deyin.
Her nefes alışınızda hayatınıza neyi almak istiyorsanız onu söyleyin.
Her nefes verişinizde de bırakmak istediğiniz düşünceyi, duyguyu ya da alışkanlığı…
Mesela:
Nefes veriyorum:
“Her şeyi ben yapıyorum, ben yapabilirim düşüncemi bırakıyorum.”
Nefes alıyorum:
“Sorumlulukları paylaşıyorum.”
Nefes veriyorum:
“Herkesi memnun etmek zorunda olduğum inancını bırakıyorum.”
Nefes alıyorum:
“Kendi ihtiyaçlarıma da yer açıyorum.”
Nefes veriyorum:
“Hayır dersem sevgimi kaybedeceğim korkusunu bırakıyorum.”
Nefes alıyorum:
“Sınırlarımı sevgiyle koruyorum.”
Nefes veriyorum:
“Her şeyi kontrol etme ihtiyacını bırakıyorum.”
Nefes alıyorum:
“Hayata ve kendime güveniyorum.”
Nefes veriyorum:
“Bana ait olmayan sorumlulukları bırakıyorum.”
Nefes alıyorum:
“Hayatıma gelen güzellikleri karşılamaya hazırım.”
Her nefeste biraz daha fark edin:
Neyi bırakıyorsunuz, neye yer açıyorsunuz?
Unutmayın, hayatımızın mimarı biziz.
Her fark edişimiz, her bilinçli nefesimiz ve bıraktığımız her yük, hayatımızı yeniden şekillendiren bir seçimdir.





